Okullarda öğretme öğrenme ortamını etkili hale getirmenin yolu
öğrencilere uyarıcı zenginliği ile derse katılmalarını sağlamaktır. Bu noktada
bilgisayarın eğitim ortamında kullanılması uyarıcı zenginliği sağlayan bir
unsur olmasını sağlamıştır.
Bilgisayarların öğrenme – öğretme ve okul yönetimi ile ilgili bütün
faaliyetlerde kullanılması “bilgisayar destekli eğitim” olarak tanımlanabilir(Demirel
vd, 2001: 116). Bilgisayar destekli eğitim denildiğinde eğitim – öğretim
etkinlikleri sırasında eğitimi zenginleştirmek ve kalitesini yükseltmek için
öğretmene yardımcı bir araç olarak bilgisayardan yararlanılması
anlaşılmaktadır. Yanpar ve Yıldırım (1999: 62–64) BDE’nin öğretim ortamına
sağladığı yararları şu şekilde sıralamışlardır:
·
Öğrencilerin konuyu kendi hızlarına göre
öğrenmelerini sağlar.
·
Öğrencilerin derse etkin katılımlarını sağlar.
·
Öğretimsel etkinliklerin niteliğini ve
niceliğini artırır.
·
Öğrenciler performanslarını izleme olanağı
bulurlar.
·
Öğrencilere ders saatlerinin dışında uygulama ve
tekrar imkanı sağlar.
Yanpar ve Yıldırım (1999: 64–66) BDE’nin sınırlılıklarını da şu şekilde
sıralamışlardır:
·
Öğrencilerin sosyo- psikolojik gelişimlerini
engeller.
·
Özel donanım ve beceri gerektirir.
·
Eğitim programını destekler nitelikte
olmayabilir.
·
Öğretimsel niteliği zayıf olabilir.
BDE’de öğretmen konuyu işlerken sahip olduğu donanım ve yazılım
imkanlarına, konunun ve öğrencinin özelliklerine göre bilgisayarı derste
değişik yerlerde ve zamanlarda kullanabilir. Bu kullanım biçimleri;
1.
Öğretmen konuyu işler, dersi kaçıran ya da anlamayanlar
için tekrar bir fırsat sağlanabilir. Burada bilgisayarın görevi özel
öğretmenliktir.
2.
Öğretmenin konuyu işledikten sonra değerlendirmeyi
bilgisayar yardımıyla yapması şeklinde olabilir.
3.
Öğretmen konuyu sınıfta işler, uygulama ve alıştırma çalışmaları
bilgisayarla yapılır.
4.
Konu bilgisayarla işlenir öğretmen danışmanlık, yapar,
öğrencileri denetler. Aşağıda tutumlar hakkında bilgi
verilmiştir.
Tutumlar, bizim objelere, fikirlere ve gruplara karşı kabul ya ret
meyillerimizi, onlara karşı lehinde ve aleyhinde hislerimizi gösterir. Genel olarak tutumların üç yönünün olduğu söylenebilir.
Bunlardan birincisi bilişsel yöndür; fikirler ve önermeler gibi. İkincisi
duyuşsal yöndür; fikirlere eşlik eden duygular gibi. Üçüncü yönü davranışsal
yöndür ki, davranış için hazır olmayı içerir.Tutumlarımızın birçoğu çevremizdeki insanlarla
bir dizi etkileşimimiz neticesinde oluşur. Tutumlar tek bir yaşantı sonucunda
aniden değişebileceği gibi çok sayıda geçirilen yaşantı sonucunda dereceli
olarak da değişebilir.
Bilgisayar destekli eğitimi etkili bir şekilde gerçekleştirmek
öğretmenlerin olumlu tutuma sahip olması ile mümkündür. Bu yüzden öğretmen
adaylarının bilgisayar destekli eğitime ilişkin tutumlarının belirlenmesinde
kullanılabilecek ölçek geliştirme çalışmasına girişilmiştir. Bu çalışmanın
amacı öğretmen adaylarının bilgisayar destekli eğitimi uygulamaya yönelik
tutumlarını belirlemek amacıyla kullanılabilecek tutum ölçeği geliştirmektir. Aşağıda bilgisayar destekli eğitime ve
bilgisayara ilişkin geliştirilen tutum ölçekleri hakkında bilgi verilmiştir.
Selwyn (1997) öğrencilerin bilgisayarlara yönelik tutumlarını belirlemek
amacıyla bir ölçek geliştirmiştir. Soruların seçiminde ilk olarak 49 maddelik
bir test, pilot çalışma olarak 16-19 yaşlarında 266 öğrenciye uygulanmıştır,
madde analizlerinde kullanılan faktör analizleri sonucunda 49 madde 21’e
indirilmiştir. Ölçek Likert türü bir ölçek olup, maddelerin derecelendirilmesi
5’li derecelendirme sistemine göre yapılmıştır (kesinlikle katılıyorum,
katılmıyorum, kararsızım, katılmıyorum, kesinlikle katılmıyorum). Ölçek 11
olumlu, 10 olumsuz madde içermektedir. Testin güvenirliği .93 bulunmuştur.
Kılıçoğlu ve Altun (2002) orta öğretim öğrencilerinin bilgisayar destekli
eğitime karşı tutumlarını belirlemek amacıyla ölçek geliştirmişlerdir. Toplam
1303 öğrenciye uygulanan ölçeğin güvenirliği .92 çıkmıştır. Ölçek faktör
analizi sonucunda benimseme, ön yargı ve direnme boyutları ortaya çıkmıştır. Ölçek
5’li Likert tipinde hazırlanmıştır.
Erkan (2004), 164 okul öncesi eğitim öğretmeninin bilgisayara yönelik
tutumunu incelemiştir. Çalışmanın sonunda anaokulu öğretmenlerinin bilgisayara
yönelik tutumlarının olumlu olduğu, genç öğretmenler yaşlı öğretmenlere göre
daha olumlu tutumlara sahip olduğu, bilgisayar deneyimine sahip olanların daha
olumlu tutuma sahip olduğu, ev bilgisayarına sahip olanlarla olmayanlar
arasında tutum yönünden fark olmadığı gözlenmiştir.
Çelik ve Bindak (2005), ilköğretim okullarında görev yapan
öğretmenlerin bilgisayara yönelik tutumlarını çeşitli değişkenlere göre
incelememiştir. Uygulama sonucunda, öğretmenlerin bilgisayara yönelik
tutumlarının cinsiyete, branşa ve görev yapılan yerleşim birimine göre
farklılık göstermediği belirlenmiştir. Bununla birlikte bilgisayarı olan
öğretmenlerin olmayan öğretmenlere göre bilgisayara yönelik olumlu tutumlarının
anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, bilgisayar öz yeterliliği ve
bilgisayar kullanma sıklığı ile bilgisayara yönelik olumlu tutumlar arasında
pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur.
Asan (2002) fen ve sosyal alanlarda eğitim gören öğretmen adaylarının
bilgisayara yönelik tutumlarını incelemiştir. Araştırmanın bulguları genel
olarak öğretmen adaylarının bilgisayarı olumlu değerlendirdikleri ve
kendilerini bilgisayar karşısında rahat hissettiklerini ortaya koymuştur. Daha
önce bilgisayar dersi almamış Fen Bilgisi Öğretmenliği öğrencilerinin Sosyal
Bilgiler öğrencilerine oranla tutumları daha olumlu iken bilgisayar dersi alan
öğrencilerde bölümün önemli bir etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır.
Bilgisayara yönelik tutumlarda cinsiyet farklılığı gözlemlenmemiştir. Sonuçlar
bilgisayar deneyiminin tutum puanını olumlu yönde etkilediğini ortaya
koymuştur.